تخطي إلى المحتوى
العودة إلى المدونة
اختيار المحرر

Osmanlı'da Tarot Kartları: Mitler, Gerçekler ve Tarihsel İnceleme

6 دقيقة قراءة
REFINED INSIGHT
Selin Akyel
Selin Akyel
القارئة الرئيسية
Osmanlı'da Tarot Kartları: Mitler, Gerçekler ve Tarihsel İnceleme

Osmanlı'da tarotla fal bakıldığını gösteren bir tarihsel kanıt bilinmiyor. Tarot 15. yüzyılda kuzey İtalya'da bir kart oyunu olarak doğdu ve fal için ancak 18. yüzyılın sonlarında Fransa'da kullanılmaya başlandı. Osmanlı topraklarında oyun kâğıtları dolaştı, ama falın yaygın biçimleri kahve falı, falnameler ve yıldızname oldu.

Osmanlı'da Tarot Kartları: Mitler, Gerçekler ve Tarihsel İnceleme
Faltastik Blog

Bu yazı tarotu bir eğlence ve kültür tarihi konusu olarak ele alır; kartlar sağlık, hukuk ya da para kararlarının yerine geçmez.

Tarot nerede ve ne zaman ortaya çıktı?

Bilinen en eski tarot desteleri 15. yüzyılın ortalarında kuzey İtalya'da, Milano ve Ferrara gibi şehirlerin saray çevrelerinde yapıldı. Bu desteler o dönem "carte da trionfi", yani zafer kartları olarak anılıyordu ve el ile boyanmış, altın yaldızlı lüks nesnelerdi. Günümüze kısmen ulaşan Visconti-Sforza desteleri bu dönemin en ünlü örnekleridir. Bu desteler, onları yaptıran soylu ailelerin armalarını ve dönemin moda giysilerini taşır; yani doğrudan kendi zamanlarının İtalyan saray kültürünü yansıtır.

Bu kartların asıl kullanımı bir oyundu. Dört takımlı sıradan bir desteye, diğer kartları yenen özel resimli kozlar eklenmişti; bugün Büyük Arkana dediğimiz kartlar işte bu kozlardır. "Tarocchi" adı 16. yüzyılın başlarında yaygınlaştı. Oyun zamanla Fransa ve İsviçre'ye yayıldı ve 17. ile 18. yüzyıllarda basılan Marsilya tarotu düzeni, tarotun standart görünümlerinden biri haline geldi. Bu dönem boyunca kartların fal için kullanıldığına dair güçlü bir kanıt yoktur; tarot birkaç yüzyıl boyunca öncelikle masa başında oynanan bir oyun olarak kaldı. Bu oyun bugün de Fransa, İtalya ve Orta Avrupa'nın bazı bölgelerinde oynanmaya devam ediyor.

Oyun kâğıtları Avrupa'ya nasıl geldi?

Tarotun hikâyesi, ondan daha eski olan oyun kâğıtlarının hikâyesine bağlıdır. Oyun kâğıtları Avrupa kayıtlarında 14. yüzyılın son çeyreğinde birdenbire görünmeye başlar. Pek çok tarihçi bu kartların Avrupa'ya Doğu Akdeniz üzerinden, özellikle Mısır ve Suriye'yi yöneten Memlük dünyasından geldiğini düşünür.

Bu görüşün en önemli dayanağı, İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi'nde korunan Memlük dönemine ait bir oyun kâğıdı destesidir. Bu destede dört takım vardır: kupalar, sikkeler, kılıçlar ve polo sopaları. İtalyan destelerindeki kupa, sikke, kılıç ve asa takımlarının bu yapıya ne kadar benzediği dikkat çekicidir; polo sopası, polonun bilinmediği Avrupa'da zamanla bir değneğe dönüşmüş olabilir. Bu bağlantı, tarotun "Doğu'dan geldiği" fikrine gerçek bir tarihsel çekirdek sağlar. Ancak gelen şey bir fal destesi değil, bir oyun destesiydi; resimli kozlar, yani tarotu tarot yapan kartlar, İtalya'da eklendi. Yani Doğu Akdeniz ile tarot arasındaki bağ, kartların biçimi ve takım yapısı üzerinden kurulur; yorum geleneği üzerinden değil. Bu ayrımı akılda tutmak, konuyla ilgili pek çok yanlış anlatının nereden kaynaklandığını anlamayı kolaylaştırır.

Osmanlı topraklarında kâğıt oyunları biliniyor muydu?

Evet, oyun kâğıtlarının Osmanlı topraklarında dolaştığı biliniyor; Türkçede bu kartlara bugün de "iskambil" denir. Ancak kâğıt oyunlarının Osmanlı toplumundaki yaygınlığı, hangi destelerin kullanıldığı ve hangi çevrelerde oynandığı konusunda kesin bir tablo çizmek zordur. Kaynaklar dağınıktır ve konu, kahve ya da tavla kadar ayrıntılı çalışılmamıştır. Liman şehirlerinde Avrupalı tüccarlarla kurulan yoğun ilişkiler düşünüldüğünde kartların bu yolla da tanınmış olması akla yatkındır, ama bunun ayrıntıları hâlâ araştırmaya açıktır.

Bilinen şu: elimizdeki kaynaklarda Osmanlı'da tarot destesiyle fal bakıldığını gösteren bir kayıt yoktur. Tarotun kendisi Avrupa'da da 18. yüzyılın sonuna kadar fal aracı olarak yaygın değildi; dolayısıyla Osmanlı'nın tarotla fal geleneğini daha erken bir tarihte benimsemiş olması, tarihsel olarak beklenen bir şey de değildir. "Osmanlı sarayında tarot falı bakılırdı" türü anlatılar, bugünkü bilgimizle kaynağı gösterilemeyen hikâyelerdir. Bu, Osmanlı'da fal kültürü olmadığı anlamına gelmez; sadece o kültürün başka araçlarla şekillendiğini gösterir.

Osmanlı'da hangi fal türleri yaygındı?

Osmanlı'nın fal dünyası zengindi ama tarotla değil, kendi araçlarıyla şekillendi. Başlıcaları şunlardır:

  1. Kahve falı: kahve 16. yüzyılda İstanbul'a ulaştı ve fincanın telvesine bakmak zamanla gündelik bir sohbet geleneğine dönüştü. Bugün bildiğimiz kahve falı bu mirasın devamıdır.
  2. Falnameler: sayfa açılarak bakılan, resimli ya da yazılı fal kitaplarıdır. 17. yüzyıl başına tarihlenen resimli falnameler bu türün en gösterişli örnekleridir.
  3. Yıldızname: kişinin adı ve annesinin adı gibi bilgilerden hesaplanan, yıldızlara ve harflerin sayı değerlerine dayanan bir yorum geleneğidir.
  4. Rüya tabirnameleri: rüyalarda görülen nesneleri ve olayları açıklayan kitaplardır.

Bu geleneklerin ortak noktası, yorumun bir kitap, bir hesap ya da bir sohbet üzerinden yapılmasıdır. Tarotun resimli kart dizisiyle kurduğu düzen bu dünyada karşılık bulmadı. Bu da şaşırtıcı değildir: Osmanlı'nın kendi fal araçları, kahve sohbetinden saray kütüphanesine kadar toplumun farklı katmanlarında zaten yerleşik bir ihtiyaca cevap veriyordu.

Tarotun "kadim Mısır" kökenli olduğu fikri nereden çıktı?

Tarotun binlerce yıllık bir Doğu ya da Mısır bilgeliği taşıdığı fikri, 1781'de Fransız yazar Antoine Court de Gébelin'in bir kitabında ortaya atıldı. Court de Gébelin, tarot kartlarının Mısır rahiplerinin gizli bilgisini sakladığını ileri sürdü. O dönemde Mısır hiyeroglifleri henüz çözülmemişti ve bu iddia hiçbir belgeye dayanmıyordu. Kısa süre sonra Etteilla takma adını kullanan bir yazar, fal için özel olarak tasarlanmış ilk tarot destelerinden birini yayımladı.

19. yüzyılda Éliphas Lévi, Büyük Arkana'nın 22 kartını İbrani alfabesinin 22 harfiyle ilişkilendirdi; 19. yüzyılın sonlarında İngiltere'deki Altın Şafak çevresi bu fikirleri bir sisteme dönüştürdü. Tarotun egzotik bir kökene sahip olduğu düşüncesi bu romantik okumaların ürünüdür. "Tarot Osmanlı'dan Avrupa'ya geçti" ya da "Osmanlı'da gizli bir tarot geleneği vardı" gibi iddialar da çoğu zaman aynı romantik çerçevenin bir uzantısı olarak dolaşır.

Hangi iddialar mit, hangileri gerçek?

İddiaDurumKısa açıklama
Tarot Mısır'dan gelirMit18. yüzyılda ortaya atıldı, belgesi yok
Tarot İtalya'da doğduGerçekEn eski desteler 15. yüzyıl kuzey İtalya'sına aittir
Oyun kâğıtları Doğu'dan geldiBüyük ölçüde kabul görürMemlük desteleri güçlü bir bağlantı sunar
Osmanlı'da tarot falı bakılırdıKanıt yokKaynaklarda böyle bir uygulama görünmüyor
Osmanlı'da fal kültürü vardıGerçekKahve falı, falname, yıldızname yaygındı

Tablodaki "kanıt yok" ifadesi, bir şeyin kesinlikle olmadığını değil, bugüne kadar bilinen kaynaklarda görünmediğini anlatır. Yeni bir belge ortaya çıkarsa tablo da değişebilir; tarih yazımı böyle işler. Şimdilik ihtiyatlı olan, Osmanlı'daki fal kültürünü kendi araçlarıyla anlatmaktır.

Bu tarih bugün tarot okurken neden önemli?

Tarotun gerçek tarihini bilmek, kartlardan aldığınız keyfi azaltmaz; tersine, onları daha bilinçli kullanmanızı sağlar. Kartlar bir oyun nesnesinden, yüzyıllar içinde sembollerle zenginleşen bir düşünme aracına dönüştü. Bugün tarot bir eğlence ve kendini anlamaya yönelik bir sohbet aracı olarak kullanılıyor ve bu kullanım, hayali bir antik kökene ihtiyaç duymadan da anlamlıdır. Aynı şey kahve falı için de geçerlidir: bir fincanın telvesine bakmak, Osmanlı'dan bugüne taşınan gerçek bir gelenek olarak kendi başına ilgi çekicidir. Tarihsel olarak doğru olanla romantik anlatıyı ayırmak, hem tarota hem de kendi fal kültürümüze daha saygılı bir bakış sağlar. Bir kaynağın "Osmanlı'da tarot" hakkında kesin konuştuğunu gördüğünüzde, hangi belgeye dayandığını sormak her zaman iyi bir başlangıçtır. Kartlarla fal geleneğinin genel adı için kartomanti maddesine, kartları ve açılımları keşfetmek için tarot sayfasına göz atabilirsiniz.

Kavram Kartları

MİNİ SÖZLÜK & TERMİNOLOJİ

Ganjifa

Doğu kökenli, Memlükler ve Osmanlılar'da görülen kart oyunu.

الأسئلة الشائعة

عدد الأسئلة الشائعة حول هذه المقالة: 4

Bunu gösteren bir tarihsel kanıt bilinmiyor. Osmanlı topraklarında oyun kâğıtları dolaşmıştır ama tarot destesinin fal amacıyla kullanıldığına dair bir kayıt yoktur. Osmanlı'da yaygın fal türleri kahve falı, falnameler, yıldızname ve rüya tabirnameleriydi.

Bilinen en eski tarot desteleri 15. yüzyılda kuzey İtalya'daki saray çevrelerinde yapıldı. Bu desteler bir kart oyunu için kullanılıyordu; kartların yorum ve fal için kullanılması 18. yüzyılın sonlarında Fransa'da yaygınlaştı.

Hayır. Tarotun Mısır kökenli olduğu fikri 18. yüzyılda Antoine Court de Gébelin tarafından ortaya atıldı. O dönem Mısır hiyeroglifleri henüz çözülmemişti ve bu iddiayı destekleyen bir belge bulunmadı.

Evet. Pek çok tarihçi, oyun kâğıtlarının 14. yüzyılın sonlarında Avrupa'ya Memlük dünyası üzerinden geldiğini düşünür. İstanbul'daki Topkapı Sarayı Müzesi'nde Memlük dönemine ait bir oyun kâğıdı destesi korunur.

Selin Akyel

Selin Akyel

القارئة الرئيسية

5
مجالات التخصص

Selin Akyel من قرّاء Faltastik. الأسلوب: هادئة وواضحة وعميقة: تفتح طبقات كل رمز واحدة تلو الأخرى، وتترك مساحة لحدس الشخص نفسه.

التاروتقراءة الفنجانقراءات العلاقاتأسئلة العمل والمسار المهني
احصل على قراءة

قرّاء Faltastik شخصيات ذكاء اصطناعي؛ القراءات للترفيه واكتشاف الذات.

مقالات ذات صلة

رموز الحيوانات في فنجان القهوة: ماذا تخبرنا الطيور، والخيول، والأسماك؟

تحتوي رموز الحيوانات في فنجان القهوة على معانٍ متعددة. يمكن أن تكشف رموز مثل الطيور والخيول والأسماك عن رسائل هامة في حياتك. في هذا الدليل، ستكتشف المعاني العميقة لهذه الرموز.

من الحلم إلى الأسطورة: تحول رمز الثعبان ومعناه الشفائي

رمز الثعبان يظهر في مجموعة واسعة من المجالات، بدءًا من الأحلام وصولًا إلى الأساطير، ويحمل معانٍ عميقة. في هذه المقالة، ستستكشف المعاني الرمزية للثعبان وتحولاته التاريخية.

القهوة في العهد العثماني: تفاعل ثقافي ورحلة عميقة في المعاني

تخيلوا إسطنبول في تسعينيات القرن السادس عشر. في مقهى مزدحم، يتجمع الناس بين فناجين تدخن. عيون الجميع مشدودة إلى الأشكال الغامضة في قاع الفنجان. هذه الطقوس التي تفتح نافذة على الحياة الاجتماعية في العثمانيين، تتيح لكم اكتشاف سحر قراءة فنجان القهوة. دعونا نستعرض معًا كيف أصبحت قراءة فنجان القهوة جزءًا من قلب التواصل الاجتماعي في العهد العثماني وما هي الثروات الثقافية التي فتحتها.

ابقَ على تواصل مع الكون.

انضم إلى مجتمعنا لتصلك كل أسبوع قراءات معمقة وأخبار كونية.

التعليقات

شارك تجربتك

لا توجد تعليقات بعد. كن أول من يعلّق!