Osmanlı'da Astroloji: Padişahların Yıldız Haritaları ve Müneccimbaşılık
Osmanlı İmparatorluğu'nda astroloji, sadece bir kehanet yöntemi değil, devlet yönetiminin ve günlük yaşamın matematiksel bir parçasıydı. "İlm-i Nücum" (Yıldız İlmi) olarak adlandırılan bu disiplin, devletin en kritik kararlarında belirleyici rol oynardı.
Kısa Özet
- Müneccimbaşılık Kurumu: Osmanlı sarayında resmi bir devlet dairesi olarak astroloji hizmeti verirdi.
- Eşref Saati: Savaş ilanı, temel atma, tahta çıkma gibi olaylar yıldızların konumuna göre belirlenirdi.
- Takvim Hazırlama: Astrologlar her yıl Rumi ve Hicri takvimleri hazırlar, Ramazan imsakiyelerini belirlerdi.
- Tarihsel Figürler: Takiyüddin ve Ali Kuşçu gibi astronomlar bu geleneğin önemli temsilcileridir.
İlm-i Nücum: Yıldızların İlmi
Osmanlı'da astroloji, bugünkü modern astroloji anlayışından farklı olarak astronomi ile iç içe geçmişti. Gökyüzü gözlemleri, matematiksel hesaplamalar ve kehanet sanatı bir bütün olarak görülürdü.
Müneccimbaşıların Saraydaki Yeri
Müneccimbaşı, ilmiye sınıfından seçilen ve doğrudan padişaha bağlı çalışan en yüksek rütbeli astrologdu. Görevleri arasında:
- Zayiçe (Yıldız Haritasi) Hazırlamak: Padişahın ve şehzadelerin doğum haritalarını çıkarmak.
- Takvim-i Edevat: Yıllık takvimleri hazırlamak.
- Eşref Saati Belirlemek: Hayırlı zamanları tespit etmek.
Eşref Saati ve Devlet Kararları
"Eşref saati", bir işe başlamak için gökyüzü konumlarının en uygun olduğu zaman dilimidir. Örneğin, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul kuşatmasına başlamadan önce astrolojik hesaplamalar yaptırdığı bilinmektedir.
Osmanlı'da Kullanılan Yöntemler
Osmanlı astrologları, İslam dünyasından tevarüs eden Helenistik ve Fars astroloji tekniklerini kullanır, bunları Anadolu irfanıyla harmanlarlardı.